SPORCU SAĞLIĞINI KORUMADA GENEL ÖNLEMLER

 

 

 

KİŞİSEL BAKIM VE TEMİZLİK

    Eller:

    Ellerin temizliği özellikle önemlidir.Her yemekten önce mutlaka yıkanır.Tuvaletten sonra ve gün içinde gerektikçe ellerin yıkanması gerekir.Kamuya açık yerlerde sıvı sabun kullanmak ve elleri peçete ya da sıcak hava ile kurutmak en iyi yoldur.

    El tırnakları yuvarlak ve kısa kesilmelidir.

 

    Ayaklar:

    Ayaklar her gün yıkanır ve ardından özellikle parmak araları temiz bir havlu ile kurulanır.Ayakları çok terleyen sporcuların pamuklu çorap giymesi, sık çorap değiştirmesi gerekir.

 

    Saçlar:

    Sporcuların saçlarının kısa kesilmiş olması, bakımını kolaylaştırır.Aktivite nedeniyle sık sık  terleyen sporcular, daha sık yıkanmak zorundadırlar.Tam kurumamış saçlar sinüzit vb. hastalıklara neden olabilir.Kimi enfeksiyon ve parazitler saçlı deride ve kirli saçlarda gelişebileceğinden saç bakımı önemlidir.

 

    Ağız ve diş temizliği:

    Normal şartlar altında ağız içinde çok çeşitli bakteriler bulunur.Dolayısıyla diş çürükleri, mukoza zedelenmeleri, bademcik iltihabı ve sinüzit gibi durumlarda ağızda kalan besinlerin etkisiyle bakteriler çoğalabilir.

    Ağız ve diş sağlığında beslenme alışkanlığı ve diş temizliği önemlidir.Sporcular için çürük ve bakımsız dişlerin enfeksiyon kaynağı olarak sakatlanma riskini artırdığı belirlenmiştir.

    Dişler günde en az iki kez fırçalanmalıdır.

 

    Duş alma:

   Her antrenman ve maç sonrasında yıkanmak zorunludur.Ilık  bir suyla duş almanın yararlı olduğuna inanılır.Banyo havluları kesinlikle ortak kullanılmamalıdır.İyice kurulanılır.Hava durumuna göre uygun şekilde giyinilir.

 

    Spor giysiler ve ayakkabı:

    Spor giysilerin kullanıldıktan sonra  yıkanması, iyice durulanarak kurutulması gerekir. Bu imkan yoksa giysiler güneş altında kurutulmalıdır.                                                                                                                                                        

    Deri enfeksiyonlarının sporcularda sık görülmesinin bir nedeni de birbirlerinin giysilerini kullanmalarıdır. Bundan kesinlikle kaçınılır.

    Ayakkabıların spora ve ayak yapısına uygunluğu gözetilir. Mümkün ise sporcunun en az iki ayakkabısı olmalıdır. Aynı ayakkabıyı her gün giymek yerine bir gün ara vererek giymek en iyisidir. Ayakkabı kokusunu gidermek için ayakkabı açıkta havalandırılmalıdır. Spor ayakkabı su ve sabunla yıkanarak temizlenebilir.                                                                                     

    Sporcuların birbirinin ayakkabısını giymesi ayak mantarları bulaşması riskini içerir.

 

BEDENSEL SAĞLIĞIN KORUNMASI

 

    Sigara, alkol ve uyuşturucu kullanmak, doping yapmak; kötü davranışlar ve alışkanlıklardır.

 

    Sigara:

    Genellikle ergenlik dönemindeki gençlerde özentiyle başlayan kötü bir alışkanlıktır. Sigara dumanında 4000 çeşit kimyasal madde vardır.

Kanser ve kalp krizinin en önemli nedenleri arasında sigara içmek gösterilir. Ancak bazı sporcuları çok yanlış bir bilgilenme ile (özellikle halterde) sigara içmenin performansı artırdığı yönünde inançları vardır. Sporcu için sigara en zararlı alışkanlıktır.

 

    Alkol:

    Alkol kullanımının sporda performansı düşürdüğü bilinmektedir. Uzun süreli yoğun alkol kullanmak karaciğer başta olmak üzere çeşitli organik

hastalıklara ve ruhsal hastalıklara yol açabilir.

 

   Uyuşturucu ve doping:

   Son yıllarda ülkemizde gençliği hedef alan bir uyuşturucu kampanyası sinsi sinsi sürdürülmektedir. Bu tür zararlı madde alışkanlıklarına karşı polisiye önlemlerin yanı sıra en önemli mücadelenin eğitimle olabileceği anlaşılmıştır.                                                                                                                                                                                            Sporcuların başarılı olmak için doğal yöntemlerin dışında ‘sihirli’ arayışlara girmeleri, bu uyuşturucu tacirlerinin işini kolaylaştırmaktadır. Kimi uyarıcı veya güçlü ağrı kesicilerle performansın artacağı ya da kas yapıcı kimi hormonlarla büyük sporcu olunacağı hayalleri pompalanmaktadır.Uyuşturucu ve doping içeren maddelerin hiç kimseye ve özellikle sporcuya hiçbir katkısı yoktur.Tersine sağlığı bozucudur.Sakatlığa, hatta ölüme davetiyedir.

 

    Beslenme:

    Sporcular antrenman ve maç yoğunluğuna uygun olarak beslenmelerini düzenlerler. Sporcu olmayan bir insanın günlük enerji gereksinimi 2500 kalori iken futbolcu için 5500 kalori ve maratoncu için 6500 kaloriye ihtiyaç vardır.

    Dengeli bir beslenme menüsünde günlük enerji ihtiyacının %60-70’i karbonhidratlardan, %12-20’si proteinlerden, %10-30’u yağlardan karşılanır. Bununla beraber vitaminler ve mineraller vücudun sağlıklı kalmasında önemli rollere sahiptirler. Ancak vitaminler enerji vermezler. Vitamin hapları gelişigüzel alınmamalıdır. Aşırı vitamin kullanımı da sağlık sorunlarına yol açabilir.                                                          

    Yeterli sıvı alımı:

    Sporda su kaybı fazla olduğundan, sıvı alımı da normalden fazla olmalıdır.

 

    Dinlenme:

    Aşırı yorgunluk ya da yoğunlaştırılmış antrenman ve maç programları, sakatlıklarda  artışa yol açar. Böylesi dönemlerde, sporcuların bilinçli davranması gerekir. Beslenmenin yanı sıra dinlenmeye özen gösterilir. Sporda dinlenme, çalışma kadar önemlidir. Çeşitli dinlenme yöntemlerinin yanı sıra iyi bir uyku sportif verimi artırır.

 

    Ruh sağlığı:

    Sporcunun kişiliği ve sosyal koşulları ruh sağlığını belirler. Sporcular açısından performans kaygısı ön plandadır. Bu açıdan cinsel yaşamla ilgili sorunlar yaşayabilirler. Bilgi eksikliği, hurafeler, yanlış bilgilendirme ve beraberinde toplumsal baskı cinsel yaşam sorunlarına, dolayısıyla ruh sağlığı bozukluklarına neden olabilir.

    Sporcunun kaygılarının başında yarışma ve maç öncesi cinsel etkinliklerin performansı düşüreceği

gelir. Oysa çeşitli bilimsel araştırmalar bu doğal ihtiyacın giderilmesinin performansı etkilemediği, hatta olumlu etkilediği yolundadır. Aşırı olmamak kaydıyla cinsel yaşamın sporcu için zararlı olmadığı kabul edilir.

    Bir araştırmacıya göre ‘sporcuyu seksüel aktivite değil, bütün gece onu hayal etmek yıkar.’

 

    Sporcu sağlık muayeneleri:

    Sezon başında lisans çıkarılırken sporcu sağlık muayeneleri yapılmaktadır. Sporcu bu muayenelerde hekimin sorularına doğru olarak cevap vererek kendisiyle ilgili sağlıklı bir form oluşmasını sağlamalıdır.

 

    Enfeksiyonlardan korunma:

    Temmuz, ağustos, eylül aylarında enfeksiyonlarda artış görülür. Kış aylarında ise grip, nezle başlıca hastalıklardır.

    Ateşli hastalıklarda enfeksiyon belirtileri ‘boyunun üstünde’ ise sporcu aktivite gösterebilir. Ancak boyun altında kalan; kas ağrıları, kesik öksürük, ateşlenme ve titreme gibi belirtiler varsa antrenman yapılmaz.

    Grip, sarılık ve tetanos riskine karşı aşılama yapılır. Sporcuların birbirlerinin su kaplarını kullanmaları enfeksiyon riskini artırır.

    Spor yaralanmalarında oluşan kanamalar mutlaka pansumanla kapatılmalıdır. Kan yoluyla bulaşan sarılık ve AİDS gibi hastalıklara karşı önlemdir. Kan yoluyla ve cinsel yollarla bulaşan bu hastalıklardan basit önlemlerle korunmak mümkündür. Herhangi bir kanamada doğrudan teması engellemek ve cinsel ilişkiler sırasında prezervatif kullanmak gerekir.

 

    Isınma antrenmanı:

    Her türden fiziksel aktiviteden önce ısınma antrenmanlarının yapılması zorunludur. Yetersiz ısınma sanılandan daha çok spor sakatlığına yol açmaktadır.

    Isınma antrenmanları sporcuyu sakatlıklardan koruduğu gibi fiziksel ve ruhsal olarak aktiviteye hazır hale getirir.

 

    Sportif rehabilitasyon:

    Sporcu herhangi bir sakatlığa uğramışsa tamamen iyileşmeden yani rehabilitasyonu tamamlanmadan spora dönmemelidir. Spor sakatlıklarının tekrarlama gösterme eğilimi vardır. Bu nedenle sporcu fiziksel ve ruhsal olarak yeniden yapılanmayı tamamlamadan sahalara dönmemelidir.

 

    Kaynak: Sporda Sağlık Bilinci ve İlkyardım’’ Oğuz Kanbir / Ekin Kitapevi yayınları"     

 

 

SPOR YARALANMALARINDA ÖNTEDAVİ YÖNTEMLERİ

 

· Soğuk uygulama

· Zıt banyo

· Yukarıda tutma

· Bandajlama

· Dinlendirme

 

    Spor yaralanmalarında ön tedavi olarak bilinen yöntemlerin başında soğuk tedavisi gelir. Bununla beraber bandajla kompresyon yapma, uzuv yaralanmalarında elevasyon ve dinlendirme gibi diğer yöntemler  kullanılır.

 

SOĞUK TEDAVİSİ

    Yaralanmadan sonraki ilk 24-72 saat süresince uygulanır. Bilinen en eski ve etkili ön tedavi yöntemidir.

    Soğuk ağrıyı azaltır, şişliği önler, kas spazmını giderir. Hücresel yaşam faaliyetlerini yavaşlatarak yaralanmış dokunun daha erken toparlanıp iyileşmesini sağlar.

    Yaralanma anından başlayarak ilk gün ağrı ve şişkinliğin durumuna göre her 1-2 saatte bir 15-20 dakika süreyle soğuk uygulanır. Sonraki gün 4-6 saate bir 15-20 dakika ile devam edilir.

    Soğuk uygulama sırasında sinir zedelenmesi, donma ve şişlikte artma gibi olumsuzluklar olabileceği unutulmamalıdır.

 

    Buz masajı:

    Buzun doğrudan doku üzerine sürülmesidir. Buz masajı cilt pembe bir renk alana kadar 7-10 dakika yapılır. Seans 2-3 saatte bir tekrarlanır. Bu uygulamada buz bir noktada 2-3 dakikadan çok hareketsiz tutulmaz.

 

    Buz torbaları:

    Buz parçalarının doldurulduğu naylon torba bir kumaşa sarılarak yaralanan bölgeye konulur. Normal yapıdaki kişilerde 15-20 dakika olan seans süresi, şişmanlarda 30 dakikaya kadar uzatılabilir.

 

    Buzlu suya daldırma:

    Kol, bacak gibi uzuvlardaki yaralanmalarda kullanılabilen bir soğuk tedavi yöntemidir. Buz parçaları atılmış su dolu kovada 5-10 dakikalık seanslar yapılır.

 

    Soğutucu sprey:

    Sporcular arasında ‘soğutucu’ olarak bilinen kimyasal gazlar, cam veya teneke kutularda sprey biçiminde sunulmuştur. Sahalarda kullanım kolaylığı nedeniyle tercih edilir. Ancak soğutucu spreylerin zehirli, yanıcı ve ozon tabakasına zararlı olması gibi nedenlerle son yıllarda kullanımı azalmıştır... Soğutucular deriye 45 cm uzaklıktan 30 derece açıyla 20saniye süresince püskürtülür. Hızlı bir soğutma sağlar. Açık yaralar üzerine ve gözlere teması engellenmelidir.

 
ZIT BANYO

Kontrast banyo ya da sıcak-soğuk uygulama olarak da bilinir. Sakatlanmadan sonraki 72 saatte halen şişlik varsa uygulanır. Sıcak ve soğuğun belli sürelerde peş peşe yapılması ile damarlar üzerinde etki sağlanır.

    İki kaptan birine sıcak su (40 derece civarı), diğerine ise soğuk su,içine buz parçaları atılarak ısı

– 15.5 derece civarında tutulur. Tedavi edilecek uzuv aşağıda gösterilen sürelerle bu kaplar içine art arda sokulur:

· 10 dakika sıcak 1 dakika soğuk

· 4 dakika sıcak 1 dakika soğuk

· 4 dakika sıcak 1 dakika soğuk

· 4 dakika sıcak 1 dakika soğuk

5 dakika sıcak uygulamasıyla bitirilir. Bir seans 31 dakika sürer.

 

YUKARIDA TUTMA

    Özellikle uzuvlardaki yaralanmalarda şişliği engellemek ve kanamayı durdurmak gibi amaçlarla yaralanmış bölge, ‘kalp seviyesinin üstünde’ tutulur. Yukarıda tutma (elevasyon) yaralanmalardan sonra kompresyon bandajıyla beraber 2-3 gün süreyle, şişlik çekilene kadar uygulanır.

 

BANDAJLAMA

    Ön tedavinin diğer yöntemleriyle birlikte yapıldığında etkili bir araçtır. Elastik bandajlar, esneme yeteneğine sahip sargılardır. Farklı ebatlarda üretilmişlerdir.

    Bandaj aşağıdan yukarıya doğru sarılır. Basınç yukarıya çıkıldıkça azalır. Çeşitli sarım teknikleri olmasına karşın spiral sarımı herkes kolayca yapabilir. Sarımlar birbiri üstüne kaydırılarak sarılır.

   Bandaj sakatlanmış bölgenin stabilitesini sağlamaz, ancak sporcunun oto kontrol sağlaması ve sıcak tutma gibi nedenlerle daha sonra da kullanılabilir.

 

DİNLENDİRME

    Sakatlanmalarda dinlendirme bir anlamda zorunludur. Ancak bu durum sporcunun uzun süre hiçbir aktivitede bulunmadan ‘yatması’ anlamına gelmez. Tersine ‘aktif dinlenme’ yapılır. Sakatlanmış bölge dışında sporcunun yapabileceği çeşitli egzersizler belirlenerek uygulanır. Çünkü hareketsizlik sonucunda kaslar bir haftada %20 oranında zayıflar, dokuların esnekliği azalır.

     Süre uzadıkça sporcunun toparlanması güçleşebilir. Bir uzmanın dediği gibi ‘Bir sportif yaralanmanın tedavisi için sporcuyu iki hafta hareketsiz dinlendirmek en kolay yoldur, ancak en sağlıklı yol değildir.’

 

    Kaynak: ‘’ Sporda Sağlık Bilinci ve İlkyardım’’ Oğuz Kanbir / Ekin Kitabevi yayınları/ Bursa"

 

        SPORDA İLKYARDIM GİRİŞİMLERİ

 

    Kaza ya da hastalık gibi durumlarda yaşamı kurtarmak ve kişinin sağlığını sürdürmesi için yapılan girişimlere ‘yaşam desteği’ denir. Profesyonel ekiplerce yapılan yaşam desteğine ‘acil yardım’ denir, ancak kurs vb. şekilde bilgilenmiş sağlıkçı olmayan kişilerin de yapabildiği yaşam desteğine ‘ilkyardım’ denir.

    Kişiye en erken yaşam desteği sağlanması gereken durum solunum ve kalp sisteminin durduğu haldir. İlkyardım girişimleri ilk 5-10 dakikada başlatılmaz ya da amacına ulaşmazsa ölüm kaçınılmazdır.

 

İLKYARDIM  İLKELERİ

 

KAZAZEDENİN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMA

    Kazaların ve ani gelişen hastalıkların ‘beklenmeyen’ özellikleri nedeniyle çevre kazazede açısından emniyetli olmayabilir, ikincil travmalar oluşabilir. Trafik kazaları, yangın alanları, gaz kaçakları gibi olaylarda kişinin olay yerinden uzaklaştırılması çoğu zaman yapılacak ilk iştir.

 

YARALININ DURUMUNU DEĞERLENDİRME
    Zamanın çok değerli olması nedeniyle hızlı ve doğru değerlendirme gerekir.
    Havayolunun açıklığı ve boyun omurlarının kontrolü:      

    Havayolunun durumu çok önemlidir. Boyun omurlarının yaralanmamış olması yaşamın devamı açısından dikkatle değerlendirilir.

 

    Solunum kontrolü:

    En kısa sürede  ’bak, dinle, hisset’  kuralına uyarak soluk alıp-verme izlenir.

 

    Kalp atışı ve kan dolaşımının kontrolü:

    Kalbin  çalışıp çalışmadığı nabız kontrolünden belirlenir.

    Bu ABC  değerlendirilmesi olumsuz ise derhal acil yardım ekibine(hastaneye) haber verdikten sonra canlandırma girişimleri  başlatılır.

 

     Bilinçli ve hareket kaybının kontrolü:

    Hastanın uyanık hali, sorulara verdiği yanıtlar ya da hiç yanıt vermemesi değerlendirilir. Gözbebeklerinin genişliği kontrol edilir.

   Kafa travması, şok, sıcak çarpmalarında tek veya çift taraflı gözbebeği genişlemesi görülür. Kazazedenin derisinin rengi gözlenir. Kanama ve şok durumunda deri soluktur. Soluk almama halinde morarmıştır.

 

     Giysilerin çıkarılması:

    Bazı durumlarda hastanın değerlendirilebilmesi için giysilerin ve sporcuların kullandığı kask,dizlik,tekmelik gibi malzemelerin çıkarılması gerekebilir. Dikkatle yapılır. Kazazedeye zarar vermemek için elbiseler kesilerek çıkarılır.

 

            ACİL YARDIM EKİBİNE HABER VERME

    Son yıllarda yaygınlaşan cep telefonları,iletişimde büyük kolaylık sağlamıştır. Haber veren kişi,acil yardıma şu bilgileri vermelidir:

 

 

GEREKLİ TELEFONLAR

Acil yardım..........112          Gaz Arıza............187                 Polis................... 155          İtfaiye................110

Jandarma............156          Orman Yangın.....177

Elektrik Arıza........186      

Zehir Danışma Merkezi (Ücretsiz) 0 800 314 79 00

                                                                                                              

                                                   

CANLANDIRMA, YAŞAM KURTARMA

İlkyardım açısından temel yaşam desteği sağlamanın yolu ABC kurallarına uymaktır.

 

    Havayolunun açılması:

    Havayolunu tıkayan nesneler doğrudan elle temizlenebilir. Daha gerideyse in direk yolla sırta vurarak veya Heimlich Manevrasıyla havayolundaki yabancı cisim çıkarılmaya çalışılır. Sırta kürek kemikleri arasına 5 kez sertçe vurulmasına rağmen cisim çıkmazsa Heimlich yapılır.

    Ayaktaki kazazedenin arkasına geçen ilkyardımcı bir elini yumruk yaparak ve diğer eliyle üstten kavrayarak göğüs kafesinin alt orta kısmına yerleştirir. Ardından ellerini içe ve yukarı doğru bastırarak akciğerlerde basınç oluşturmaya dolayısıyla yabancı cismin havayolundan ağız içine çıkmasını bekler.

    Bazen spor alanlarındaki travmalar sonucunda dil solunum yolunu tıkayarak solunumu engelleyebilir. Bu durumda bazen de sırtüstü yerde iken, başı geriye ve çenesi öne çekilerek gazlı bezle tutulan dil öne çekilir.

 

   Suni solunum:

   Önce ‘havayolunu açma pozisyonu’ verilir. Yani baş geriye götürülür ve çene açılır.Bazen bu pozisyonla bile solunum başlayabilir. Ancak solunum yoksa suni solunuma geçilir. İlkyardımcı bir eliyle, kişinin burun deliklerini sıkarak kapatır. Derin bir nefes alarak ağızdan ağıza nefesini boşaltır. Havayolu açık ise kazazedenin göğüs kafesi şişer.      Kazazedenin kalbi çalışıyor, ancak solunumu yoksa dakikada 12-16 kez olacak şekilde ağızdan ağıza suni solunum yapılır.

    Eğer nabız da alınamıyorsa o zaman önce 2 kez suni solunum yapılır. Kalp hala çalışmıyorsa, ardından kalp masajına geçilir.

 

    Kalp masajı:

   Hasta sırt üstü sert bir zemin üzerinde iken ilkyardımcı diz çökmüş şekilde hastanın yanında durur. Kollar düz olacak şekilde ellerini üst üste koyarak hastanın göğsünün orta sol kısmına koyar. Vücut ağırlığını kullanarak göğüs üzerinde 4-5 cm çöküntü yapabilecek şiddette baskı uygular.

    İlkyardımcı tek kişi ise 2 kez suni solunum, ardından 15 kez kalp masajı yapılır. Sonra yine suni solunum yapar.Dakikada 12-16 suni solunum ve 70-80 kez kalp masajı yapılır. Her 3 dakikada bir nabız kontrol edilir.

 

YAŞAMIN DEVAMLILIĞINI SAĞLAMA

    Kan kaybının kontrolü ve şokla mücadele edilir.

    Kanamaları durdurmanın direkt yolu yara  üzerine baskı yapmaktır. Yara üzerine bir gazlı bez paketi konularak sargı beziyle sarılır.

    Şok belirtileri; deride solukluk, nabzın yüzeysel ve hızlı atması, solunum hızının artması, tansiyon düşmesi ve bilinç kaybı şeklinde görülebilir. Hasta hemen şok pozisyonuna alınır. Yani sırtüstü pozisyonda ayaklar yükseltilir. Bilinç açık ve iç kanama yoksa, sıcak ve tatlı içecekler verilir.

          

TAŞIMA

    İlkyardımda en önemli konulardan biridir. Yaralının ikincil tehlikelerden korunması,hastaneye taşınması gibi durumlarda zarar vermemek için özen göstermek gerekir. Özellikle omurilik yaralanmalarında en az 4 kişinin hastayı sedyeye yerleştirmesi lazımdır.

   Kazalarda gerekmedikçe yani hastanın solunumu ve kalbi çalışıyor, kanaması kontrol altına alınmışsa taşımaya çalışmadan acil yardım ekibinin gelmesi beklenmelidir.

 

    Kaynak: ’ Sporda Sağlık Bilinci ve İlkyardım’’ Oğuz Kanbir / Ekin Kitabevi yayınları / Bursa"