Anasayfa | Hakkımızda | Haberler | Fotoğraf Galerisi | Köşe Yazıları | Sizde Reklam Verin | İletişim
  Köşe Yazıları
 
 

Ahmet AKÖZ

G.S.İ.M. ÖMER GÜMÜŞ’E AÇIK MEKTUP  -  ( 04.06.2010 12:06:02 )

Yerel bir basın mensubuyla yapmış olduğu ropörtajda Veledrom Tesisleri’nde iki ayrı sahayı kiralanan O.Renault ve Nilüferspor’a İl Müdürlüğü olarak yer göstererek mağdur olmamaları yolunda konuya çözüm getireceklerini belirterek, yol haritasını belirlediklerini dile getirmiş.
 
Sayın Müdürüm; Bundan 9 yıl önce Veledrom Dış Saha Tesisleri’ni kiralayarak virane halinde olan soyunma odaları, tesis amiri odasını, kazan dairesini (Müsabaka günü hariç, bir tek personel bu binada kalmıyordu) Bursa’daki futbol taban birliklerinin de manevi desteğiyle modernize eden 160 kişilik toplantı salonu, 60 metre karelik lobisi, 20 metre karelik yönetim odası, 12 metre karelik tesis müdür odası, yepyeni bir kazan dairesi, iki adet takım soyunma odası, baştan aşağı yenilenerek 1.sınıf fayans ve her oda da 6’şar duşa kabin olmak üzere yine en lüksünden musluk ve armatürlerini masraftan kaçmadan yapan, yine tesis içerisinde 30 metre karelik hakem odası ve bay-bayan vc birimlerini inşa ederek çift taraflı bahçe düzenlemesi ve peyzaş çalışmaları ile adeta muhteşem bir konuma getirilen Veledrom Dış Saha Tesisleri’nin ilk kiracısı olan TFFHG Derneği’nin durumu ne olacak?.
 
Hakem camiasının mağduriyeti hakkında ne gibi bir çalışmanız var?. Bizler bu binanın yapımında var olan öncesi ve sonrası fotoğraflar ve belgelerle kamuoyuna zamanında hem basın hem de tv kanalları nezninde sunum yapmıştık.
 
Toplantı ve seminer salonunun dizayn edilirken, günün en iyi teknolojinin son model elektro barkovizyonları, elektronik perde, bilgisayar sistemi sunumu, en kullanışlı ve ortopedik sabit kullanılan koltuk (160 adet) teşekkül edilerek tüm spor camiasının ve GSİM’nin eğitimi ve kullanımı için hiçbir ücret talep etmeden sunduk.
 
Bir çok genel kurula, eğitim çalışmasına, GSİM’nin yıllık toplantılarına TFF, MHK 2.Bölge semineri ve yazılı sınavlarına ev sahipliği yapan bu tesis bir kalemde silinecekti?.
 
Sayın G.S.İ. Müdürüm Ömer Gümüş; zamanında buranın yapımında gecesini gündüzünü buranın inşaatında geçiren ben ve hakem camiasının emekleri, maddiyatı, teri ve ailesinde ayrı günleri nasıl ödenecek?
 
Hakem camiası sizler için yok mu sayılmakta?
 
Vermiş olduğunuz röpörtajda bizlerden hiç söz etmemektesiniz!.
 
Unutmayın ki! Hakemlerde bir takım sayılır…
 
Saygı ve sevgilerimle
 
TFFHG Der. 10.Dönem Başkanı.
 
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
MAYIS AYINA GİRERKEN
2 Mayıs Pazar günü 12.00’de Bursa futbolunda iz bırakmış, kalecilik ve teknik adamlık yapmış Ercüment Şeftalioğlu’nun ölümünün 12.yılında Emirsultan’daki kabri başında yine beraberdik.
 
Bu sene, her geçen seneye göre az sayıda birliktelik yaşasakta, gelenlere teşekkür etmekteyiz.
 
Aynı gün ikindi namazının ardından Bursa hakemliğinin mihenk taşlarından değerli büyüğümüz Kadri Tümen abeyimizi de toprağa verdik. Hakem camiasının ve ailesinin başı sağolsun.
 
Yine aynı gün, yani Pazar günü sevgili Ümit Akkuş ve eski futbol temsilcimiz sayın İsmet Sarı abeyimizle birlikte önce Fidyekızık Sahası, daha sonra Arabayatağı ve Merinos Statlarına ayak üstü uğrayarak uğrayarak amatör müsabakalara göz atma fırsatımız oldu.
 
Havanında mevsim şartlarında müsait olması bir çok amatör futbola gönül vermiş eski dostlarla sohbet etme şansımız oldu. Her geçen senenin, bir öncekini aratır olduğundan yakındılar. Ekonomik yaranın her sektöre vermiş olduğu hasarlar amatörlere de yansımış.
 
Son olarak Hipodrom 1 Sahası’na gittiğimizde yine tozlu topraklı saha, aynı tas aynı hamam misali beni ve İsmet Sarı abeyi en az 20 sene öncesine götürdü. Bu sahanın yanında Hipodrom 2, kaderine terk edilmiş ve virane bir şekilde gözler önünde duruyor.
 
Yakın bir zamanda bu sahalarında suni çim olacağı söylense de, zamanını kimse kestiremiyor. Bu sütunlardan futbolun tüm birimlerine seslenmek istiyorum. Lütfen Hipodrom 1 Sahası’na program koymayın. Bu devirde bu saha gençlerimize, hakemlerimize ve izleyenlere hiç hoş görüntü vermemekte.
 
Toz bulutu sağlık açısından sakıncalı. Oyuncuların düştükleri veya kayarak yerde yaptıkları mücadeleler, bedenlerinde yaralanmalar ve zedelenmelerin yanı sıra, mikrop kapma açısından da önem arz ediyor.
 
Gerçi ASKF başkanı sayın Cemal Vardar’ın bu konuda yapmış olduğu girişimler ile ilgili duyumlarımız. Bir an önce Hipodrom Sahaları’nda elverişli bir şekilde kullanıma geçirilmesi temennimiz. Önümüzdeki haftalarda 3.Lig terfi müsabakalarına katılacak olan takımlarımıza başarılar dilerken, bursaamator.com sitesine de bir teşekkür borcumuz var.
 
Çünkü bu site sayesinde amatörleri izleme, takip etme ve sesimizi duyurma açısından emeği geçenlere saygılar sunarız…
 
 
 
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 TFFHGD BURSA
1990 yılında kurulan şubenin ilk başkanı Oğuz Arıkal’dı. Şu ana kadar 11 isim değişik dönemlerde şube başkanlıklarında bulundu.
 
 
Bu dönemlerde hakem camiası bir çok çalkantılar geçirdi. Çarşamba semtindeki lokalinden, Veledrom Dış Sahası’ndaki tesislerin restorasyon çalışmalarından sonra Bursa hakem camiası mükemmel bir konferans salonu, yönetim kurulu ve İHK odası, ayrıca hakemlerin müsabaka raporlarının düzenleyecekleri ve istirahat edebilek 60 metre karelik lokal salonu ile Türkiye’nin en güzel tesislerine kavuşmuş oldu.
 
 
GSİM’den 10 yıllığına kiralanan bu yer, yeni stadyum buraya yapıldığı taktirde yok olacak ve anılarımızda hoş bir seda olarak kalacak.
 
 
Geçmişte bir çok seçimlere, toplantılara, seminerlere futbolun tüm taban birliklerine de hizmet vermiş bu tesis önümüzdeki aylar içersinde, içerisindeki 160 modern konferans koltukları, sinevizyon aletleri, spolit kıliması, çeşitli büro malzemeleri, beyaz eşyaları, telefon, faks, fotokopi, bilgisayarları nerede muhafaza edilecek?.
 
 
Çok büyük bir depo kiralanıp, yeni bir yer bulana kadar orayamı taşınacak?.
 
 
Bunları düşünürken, şu andaki dernek başkanı sevgili Ümit Akkuş telefonla 05-05-2010 pazartesi günü içlerinde benimde bulunduğum eski başkanlar ve mühendisler ile belediye de görevli eski ve yeni hakem arkadaşlarla Büyükşehir Belediyesi sınırları içersinde bulunan bir yerle ilgili girişimde olduklarını, resmi başvuruların yapıldığını ve orada bir keşif ve görüş alışverişinde bulunabileceğimiz konusunda fikrimizi aldı.
 
 
Gittik yeri gördük ve fikirlerimizi kendisine ve yönetim kurulu arkadaşlarına sunduk. Evet ne yazık ki hayatın her türlü sillesini yemiş insanlar, bu tarz olaylarla karşı karşıya kalabiliyor.
 
 
 
Çalış, çabala, dişinden tırnağından ayı, bir yıl boyunca maç paralarını derneğe ver, o muhteşem tesis yerini bir şekilde başka bir oluşuma dönüşsün.
 
 
 
Evet şimdi Ümit Akkuş başkana destek verme zamanı. Yani girişimdeki yerde Veledrom’daki tesisi tekrardan hayata geçirmek için uğraşına katılmak sadece hakem camiasının günü ile olacak iş değil.
 
 
Taban birliklerinin ve TFF yönetim kurulundaki sayın Levent Kızıl’ın ve sayın Yunus Egemenoğlu’nun da katkı koymaları gerek.
 
 
 
Bunun için kırgınlıkları, geçmişi unutmak, yeni bir sayfa açmak, haydi Bursa hakemliği gelecek için, bu boynumuzun borcudur diyorum.
Hoşça kalın…
  
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
KALECİLİK ÜZERİNE
    
Futbolda önemli unsur neticedir.
 
 
Bazı müsabakalara tahminler yapılırken, sürpriz sonuçlar akıllara bile gelmez ama, bu sürpriz sonuçlar yıllardır vardır ve var olmaya devam edecektir.
 
 
Bununla birlikte futbolun, futbolcuların en kritik mevkisinden biride kalecilerdir.
 
 
Bir deyimle kalecilerin kaderini de hatırlayalım.
 
 
Kedi tuttuğunu yer, kaleci tutamadığını yer.
 
 
Kalecilik en nankör mevkidir.
 
 
90 dakikada mükemmel oynarsın, son dakikada umulmadık bir gol yersin bir anda tut kaka ilan edilirsin.
 
 
Ülkemizde buna örnek o kadar çok kaleci varki yazmaya kalksak işin içinden çıkamayız.
 
 
Kalecilik devamlılık isteyen, sürekli oynayarak tecrübe kazanılan ve istikrarlılık istenilen bir mevki.
 
 
Futbolcularla kondisyon antrenmanı yaparlar, istasyon çalışmalarına da katılırlar, sürat, çabukluluk egzersizlerini de yaparlar, salonda ağırlıkta çalışırlar, bir de yetmezmiş gibi kaleci antrenörü ile kaleci antrenmanı yaparlar.
 
 
 
Müsabakada en geriden önce defansını, sonra orta saha oyuncularını sürekli konuşarak ikaz etme mecburiletindedirler.
 
 
Top kendisine geldiğinde oyunu en iyi bir şekilde başlatmaları gerekmektedir.
 
 
Kalecilerin top kontrolleri ve teknikleri de iyi olmak zorundadır.
 
 
 
Topu oyuna elle başlattıkları gibi, ayaklarını da iyi kullanabilmeleri gerekir.
 
 
 
Ne yazık ki, nedense ülkemizde kendi evlatlarımıza vermediğimiz değerleri, elin yabancılarına gözü kapalı veriyoruz.
 
 
 
Buradan bu sezon için örnek verecek olursak, buna Galatasaray ve Trabzon’dan daha iyisi olmaz derim.
 
 
 
Galatasaray’da Aykut ve Ufuk gibi genç istikbal vadeden yetenekler, biri yedek diğeri tribünde, hele de Leo Franco’nun yediği gollere bakın.
 
 
 
Kaç maç oynamış, kaç gol yemiş, maç başına ortalaması nedir?
 
 
 
Aynı durum Trabzonspor için de geçerli, iki genç Tolga ve Onur varken Tony Sylva oynamakta idi, onun da durumu ortada.
 
 
 
Bursaspor’da İvankov bu sene takıma çok şey kattı, Lig 3.lüğünde payı çok.
 
 
 
Arkasında bekleyen Yavuz ve Ceyhun genç eldivenler, inşallah İvankov’dan iyi dersler çıkarırlar ve Bursaspor’un geleceğinde kaleci arayışlarının içine girmezler.
 
 
 
Bu yazıyı niye yazdım. 21 yıl kalecilik yaptım, kaleciliğin ne kadar bıçak sırtı bir konumda olduğunu yediğim gollerde, kurtardığım penaltılarda, oynadığım maçlarda gayet iyi biliyorum.
 
 
 
O üç direk arasına geçtiğiniz vakit, ne kadar yalnız olduğunuzu bir siz, bir de Allah bilir.
 
 
 
Onun için kaleciler her zaman hazır olmak, iyi olmak ve istikrar sağlamak zorundadır.
 
 
 
 
Son günlerde gündeme gelen kaleci sakatlıkları ve kaleci hatalarından esinlenerek hatırlatalım dedik. Kalın sağlıcakla…..
 
 
 
 
Türkiye’de futbolun özerkliğinden bahsedenler ne kadar inanıyorlar?
 
 
Futbol artık bir sanayi haline dönüştüğünden bu işlerden çıkar sağlayanlar ezilip büzülüp el pençe divan durmaya, önüne gelen Federasyonlara ağam, paşam demeye devam edeceklerdir.
 
 
Yayın ihalesinden sonra yaşananlar ne ilkti, ne de olacak. Çünkü kulüplerin yayın ve reklam gelirleri ne kadar çok olursa, mali güçleri de yükselecek.
 
 
Bu gelirleri onlara sağlayanlar sonuçta ihale şartlarını yerine getiren kurum veya kuruluşlar.
 
 
Tabiki burada unutulmaması gereken Federasyon kurulu ve kulüpler birliğini de unutmayalım.
 
 
Bunda ne varda bunları yazıyorum diyeceksiniz. Aklıma takılanları sizlerde biliyorsunuz ama, sorulacak sorulara “adam sende sana bana mı kalmış” cevabı, ne işleri varsa kendileri görsünler dediğinizi duyar gibiyim.
 
 
Digitürk ihaleyi kazandıktan sonra ilk demeçlerinde kulüplerin nasıl, ne şekilde kaçar para kazanacakları kamu oyuna sunuldu.
 
 
 
Daha sonra bir açıklama Maraton programı sunucularından Erman Toroğlu ile yollarını ayırdıklarını, tarzlarının uyuşmaması sebeb gösterildi. Senelerdir bu program yayınlanmakta, şimdi mi tarz farklılığı gördüler.
 
 
 
Türkiye’de sivri dilli çok insan var. Kendilerine göre doğru söyleyenlerde var, rüzgarın yönüne göre konuşanda bol.
 
 
 
Erman Toroğlu, kendisi ile ilgili yol ayrımının kimler tarafından organize edildiğini ve uygulandığını duyumlarıyla açıkladıysa da, kanıtlayamayacağını söylüyor. Ama bazı güç odaklarının altını çizerek futbolun onlar tarafından yönlendirildiğini kısmen de olsa dillendiriyor.
 
 
 
 
Ah be hocam yıllardır tv’lerde eleştirdiğin, hor gördüğün, zaman zaman hakaret ettiğin hakemler sana yapılanlardan sonra acaba ne dediler.
 
 
 
Bugünlerde hakkında yazılan olumlu da, olumsuz da bir çok yazar fikirlerini beyan ettiler. Tabiki bende böyle bir olayı tasvip etmiyorum.
 
 
 
 
İnsanları hür iradesi ve düşünceleriyle kabul etsinler. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” zihniyetini de kabul etmiyorum ama, hiçbir suçu veya yanlışını kamu oyuna belgelemeden hakemliklerini bitirdikleri genç adamları da unutmadık.
 
 
 
Onların durumlarını kaç kişi biliyor veya aklına getiriyor. Erman hoca da birkaç zaman sonra belki de unutulacaktır.
 
 
 
Ne demiş büyüklerimiz, “Demokraside çareler tükenmez”
 
 
 
 
 
 ERHAN SÖNMEZ VE DÜŞÜNCELERİM
Türkiye Süper Ligi’nde ilk yarı sona erdikten sonra 2010 yılında Fifa’da görev yapacak hakem ve yardımcı hakemler açıklandı.
 
 
Bildiğiniz üzere Fifa yardımcı hakemlerinden Erhan Sönmez, Bursamızdan yetişme Bulgaristan göçmeni bir ailenin evladı.
 
 
Hakemliğe Bursa’da başladı ve Süper Lige kadar yükseldi. Daha sonra öğrenim hayatı nedeniyle Gaziantep’e gitti.
 
 
Oradaki hakemlik yaşantısı kendisine Fifa yardımcılığını tırnaklarıyla kazıyarak getirdi.
 
 
Daha sonra askerlik durumu, ona 1 yıllık Fifa yardımcığından ayrılma durumuna getirdi.
 
 
Geçtiğimiz yıl tekrar Fifa yardımcı hakem olan Erhan Sönmez, bu yıl kendi isteğiyle Fifa yardımcı hakem kokartını bıraktı.
 
 
Tabi ki gönül istemezdi ama Erhan Sönmez bayrak hakemliğini, düdük hakemliğine çevirmeyi tercih etti.
 
 
Geçtiğimiz yıllarda Koray Gengerler ve Serkan Çınar’ın düdükte karar kılıp Süper Lig kadrolarına girmesi Erhan’ın önünde birer örnek olup, düşlerinin gerçeğe dönüşmesini dilerim.
 
 
Erhan Sönmez klasman hakemi konumuna dönüşünde tabi ki MHK’deki yöneticilerinin de telkinleri vardır.
 
 
Çünkü bir Fifa yardımcı hakem kolay kolay geriye dönüpte 2 veya 3 yılını (Düdükte yükselmesi garanti değil) heba etmez.
 
 
Bildiğiniz gibi Bursa’da 4 tane daha klasman hakemi var. Cem İyihuylu, Mehmet Kara, Mehmet Efe ve Abdurrahman Lale.
 
 
 
Süper Lig hakemi iken askerde klasman düşen Cem İyihuylu, şuanda diğerlerine nazaran bir adım önde.
 
 
Mehmet Kara’da geçtiğimiz günlerde umut vadeden hakemler kadrosuyla Antalya’da seminere çağrılmıştı.
 
 
Buna karşılık devre arasında olası bir MHK değişikliği, ne getirir ne götürür bilinmez.
 
 
Bursa’nın Süper Lig hakemine ihtiyacı var.
 
 
Hakem camiasının onuru ve gururu bir hakeme, hatta sayıların çoğalması, alttan gelen hakemlere örnek teşkil edeceği bir gerçek.
 
 
Bunun içindir ki; Tüm taban birlikteliğinin desteği şart.
Bunu Bursa için yapmak boynumuzun borcu.
 
 
Kamil Çetin, futsal’da Fifa kokartı taktı. Kendisini tebrik eder, başarılarıyla övünme dileklerimle, Allah utandırmasın derim..
 
 
 
 
 
 
 
 

Ali YAZIR

AMATÖR FUTBOL  -  ( 12.07.2010 01:35:26 )

    
      
    Amatör futbol bir sevdadır, gönül işidir.
 
Uykularımızı kaçıran bir heyecandır, tutkudur, hedeftir.
 
Rekabet ile hedefi yakalama mücadelesinin müthiş dayanışmasıdır. Futbol deyince herkes bilge kesilir.
 
            Futbol bazen hüzündür, gözyaşıdır. Binlerce gencimizin olmazsa olmaz eğlencesidir.
 
Yetenekli yada yeteneksiz tüm gençlerin ilgi odağıdır.
 
            İlginç bir uğraştır amatör futbol.
 
İzleyenlere ücretsiz bir gösteridir.
 
Fakirin eğlencesi, zenginin fedakarlık arenası, kısaca binlerce insanımızın toz pembe dünyasıdır.
 
            Amatör futbolda  kulüp yöneticisi para verir, zamanını verir, çoluk çocuğunun rızkından alıp verir, sonunda kulüp üyesine genel kurulda gidip hesap verir.
 
Hep verir.
 
Seyirci başarı ister, futbolcu forma, ayakkabı, don çorap ister, antrenör saha ister.
 
Yönetici ise istekleri yerine getirmek için sağa sola el açar, modern dilencilik yapar, didinir durur ızdırap çeker.
 
Yönetici babadır, çözüm odaklıdır, her sorunu çözmekle sorumludur.
 
            Amatör futbolun günah keçisi hakemlerdir.
 
Sahada verdikleri, öttürdükleri her düdük tartışılır.
 
Bazen yenen ve yenilen takıma da yaranamaz hep eleştirilir.
 
Kendinden başka saha içinde dostu yoktur.
 
Kendini sahanın kralı sanıp “Ben istediğim kararı veririm” havasıyla burnu kaf dağında sananları da az değildir.
 
Babacan, sempatik, çocuklara gençlere rehberlik ederek onlara futbolu sevdirerek kucaklayan, adaletli olmayı ilke edinen çok sayıdaki hakem sayesinde futbol zevkle izlenen bir oyundur.
 
Hakaret edilmeden maç yönetmek onların özlemidir, hakkıdır.
 
            Amatör futbolda antrenörün değeri tartışılmaz.
 
Antrenörler takımlarının başında zaman zaman yönetici, sağlıkçı, malzemeci olarak sorumluluk alırlar.
 
Kulübün liderleri yol göstericileri eğitmenleridir.
 
Çarpık kulüpleşme anlayışı nedeniyle antrenörlük dışında hemen hemen her şeyi yaparlar.
 
Genel koordinatör gibidirler. Bu işlerinin yanında antrenörlük de yapmaya çalışırlar.
 
Sosyal ve sağlık güvenceleri yoktur. İş güvenceleri yöneticinin iki dudağının arasındadır.
 
Başarıda sporcu ve yönetici öne çıkar. Başarısızlıkta ilk hedeftir. Sporcuların babası, abisidir.
 
            Ülkemizde amatör spor, tabandaki halk arasında her zaman günceldir. Mahalle halkının gündeminin önemli bir parçasıdır.
 
Özellikle Belediyeler saha, tesis, lokal binası gibi katkılarıyla amatörlerimize destek olmakta ancak bu hizmetlerden eşit faydalanma maalesef olmaz.
 
Siyasilere veya Belediyelerle ilişkileri iyi olan amatör kulüpler bu hizmetleri kendi tarafına çevirerek rekabette eşitlik terazisinin dengesini bozmaktadırlar.
 
Günümüzde sahası ve tesisi olmayan bir çok kulüp, var olma mücadelesi vermektedir.
 
            Türkiye Futbol Federasyonu’nun amatör kulüplerle ilişkisi lisans işlemleri iledir.
 
İşi gücü lisans çıkartma bedeli, sporcu aktarma bedeli almaktır.
 
Milyon dolarlarla ifade edilen bütçesinden amatörler hiç faydalanamamaktadır.
 
Profesyonel futbola verilen desteğin binde biri amatöre yapılsa ülkemizin futbol kalitesinin, çağ atlayacağını anlamak istemezler.
 
Profesyonellere para aktarılırken amatörler üvey evlattır.
 
            Amatör futbolun TFF de temsilcisi bir elin parmakları kadardır.
 
Amatör sporcunun ise TFF’de temsilcisi bile yoktur.
 
            Amatör futbol bir felsefedir.
 
Para pul ile ölçülemez değerlendirilemez.
 
Çamur, soğuk, sıcak amatör futbolu farklı kılan özelliklerdir.
            Almanak hazırlayarak Süper Amatörün 2009-2010 sezonunu ölümsüzleştiren Ferhat kardeşimi kutluyorum.
 
Bu çalışma amatör futbol için iyi örnek adına başlangıç olur.
 
            Amatör futbol ile uğraşmak özeldir.
 
Ne mutlu amatör futbola katkı koyanlara.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
  
Bursa amatör futbolda maraton tüm hızıyla sürüyor.
 
Kategorilerden biri bitip diğeri başlıyor. Bu günlerde Süper amatörlerden sonra 1.Amatör liglerde de sona yaklaşılıyor.
 
2.Amatör lig devam ediyor. Şampiyon olan takımlar sevinirken küme düşenler üzülüyor.
 
Sorunlar var mı?
 
Memnun olan var mı? diye sormak lazım.
 
Özellikle öğrenci sporcular için problem çok. Diz boyu.
 
Her kulüp kendi sıkıntılarının dışında liglerin zamanlamasındaki hatalar nedeniyle velilerle arası bozuk.
 
Veli oğlunun hem okumasını hem spor yapmasını istiyor. Önce okul diyor.
 
Ama İlköğretim ve Orta öğretim çağındaki gençler hafta arası oynatılan amatör maçlarını oynamaktan okulları ile devamsızlık sorunu yaşıyor.
 
Derslere giremiyor. Her ne kadar Valilik izni olmasına rağmen özellikle liselerdeki yöneticiler sporculara izin vermiyor yada zorluk çıkarıyor.
 
Okullarımız “hafta arası maç oynanmamalı, bu öğrencilerin derslerden kalmasına sebep oluyor hatta maçların hafta arası hep aynı günler  olması  öğrenciye zarar veriyor” görüşünü velilerde  destekliyor.
 
İlköğretim ve orta öğretimde okuyan öğrencilerimizin oynadığı hafta arası maçlar nedeniyle devamsızlık limitleri neredeyse dolmak üzere. Sporcu öğrenciler okullarıyla ciddi problem yaşıyor.
 
Ayrıca okullar arası maçlar da da öğrencilerin ders devamsızlığını hesaba katarsanız futbol oynamak öğrenciye ciddi zarar veriyor.     
 
Futbolu yönetenlere sorun iletildiğinde “hakem sayısı ve sahalar yetersiz” bahaneleri öne çıkmakta.
 
2,5 milyon nüfusa sahip Bursa’da yeterli sayıda hakem neden olmaz cevabını yıllardır merak ederim.
 
Öğrenci sporcunun aklı SBS ve Üniversite sınavında, bedeni çok sevdiği futbolda.
 
   Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık misali.
 
Koskoca Bursa’da amatör futbol bu sorunlardan bir türlü kurtulamıyor.
            Yıllar önce rahmetli Sinan Gençoğlu ağabeyimiz (Allah rahmet etsin) futbol planlamasını yaparken “önce gencimize en iyi ortamı nasıl sunarız, spor yaparken huzurlu ve mutlu olmasını nasıl sağlarız” düşüncesinin öncelikli olduğunu kendisini her ziyaret ettiğimde dillendirir o günün ağır yokluk ortamında en iyi takvimi uygulamadaki hassasiyetini hayranlıkla izlerdim.
 
Spor camiasından gelen bütün teklifleri değerlendirirdi.
 
Futbol oynayan gence artı değer katmak öncelikli hedefti.
           
Bugün benzer sorunlar, hizmet alan kulüpler, veliler ve gençler için halen devam ediyor.
            A Gençler yıllar öncesi Ekim ayı içinde başlatılır takvim sıkıştırılmadan planlanırdı.
           
1.Küme ve 2.Küme Mayıs başında maçlarını tamamlar hazirana sarkmazdı. Son 5-6 yıldır düzen değişti. Maçların takvimi karıştı.
 
Öğrenciler perişan. Antrenörler ve kulüp yöneticileri okul idarecilerinin kapısında hazır olda.
            Veliler şaşkın. Öğrenciler derslerini aksattıklarından dolayı karneleri başarısız. Futbol oynayan gençler bir nevi cezalandırılıyor.
           
Futbolu yöneten Futbol İl Temsilciliği ve kurulları bu dağınıklığı önümüzdeki sezon dikkate alarak sorunları en aza indirmek için tedbir almalı.
           
Bursa futbolunun paydaşları iyi organizasyonlar bekliyor.
 
Futbolu külfet haline değil herkesin kazandığı bir faaliyete dönüştürmeliyiz.
           
Amatör Futbol oynayan gençlerimiz bunu fazlasıyla hak ediyor.
YAYIN İHALESİ NELERİ DEĞİŞTİRECEK VE BEKLENTİLER
 
 321 Milyon dolar çok kişinin gözlerini açtı.
 
 
Rekor bir rakamı vererek yayıncı kuruluşun tecrübesi doğrultusunda! yeniden yayın haklarını alması bir çok soruyu gündeme taşıdı. Beklentiler arttı.
 
 
            Bu paranın dağıtılmasında izlenecek yol yordam ne kadar adil olacak bunu tabii ki zaman gösterecek.
 
 
Üç kategoride yarışan profesyonel lig takımlarının arasında pay edilmesi, basında heyecanla vurgulandı.
 
 
Kulüplerimizin ekonomik bakımından rahatlayacağı ifade edildi.
 
 
Yönetici bulamayan takımlarda yönetici olmak kavgası başlayacak sanırım.
 
 
 
            Bu paranın Türk futboluna sağlayacağı fayda sadece ekonomik olarak olacaksa, bu birilerin zengin olmasını ortaya çıkaracaktır.
 
 
Türk futbolunun kalitesini arttırmak için kullanılacaksa o zaman eyvallah.
 
 
 
            Türkiye Futbol Federasyonu yeniden yapılanmanın planlamasını yapmalı.
 
 
Uygulanan sistemin varsa eksik ve yetersiz olan yerlerinin iyileştirilmesi için çok ciddi bir çalışmanın başlatılması gerekir.
 
 
 
            Bugün 2.ve 3.Ligler perişan halde.
 
 
Yöneticiler ve futbolcular ciddi sıkıntı içindeler.
 
 
Futbolcular hem sosyal haklarını hem de ekonomik haklarını alamamakta iş tesadüflerle yürümekte.
 
 
 
            TFF yaptığı açıklamakta 3.Ligde mücadele eden 53 spor kulübünün amatörleşeceğini ifade etti.
 
 
Bu ise yaklaşık 2000 profesyonel sporcunun işsiz kalması demek.
 
 
Yayın hakkından gelecek paradan kimlerin pastası daha çok büyüyecek?
           
 
Ülkemizde bir de Amatör Futbol gerçeği var.
 
 
Son yıllarda TFF amatör futbolu tamamen kapatmak istemekte.
 
 
Amatör futbolu yönetenlere ve amatör futbolculara hiçbir değer vermemekte ve onların işlerini ısrarla zorlaştırmaktadır.
 
 
Yıllık Amatör takımlardan işlem ücreti adı altında alınan ülke genelinden toplam yaklaşık 25 milyon lira (eski para ile trilyon)  bunun en güzel delili değilmidir?.
 
 
 
            321 milyon dolardan amatör takımların hakkı yok mudur? 321 milyon dolardan ne kadar faydalanacaktır.
 
 
 
            Amatör futbolu profesyonel takımların altyapısı olarak görmeyen TFF o zaman ülkemizdeki yaklaşık 25 milyon gencin spor yapmasına nasıl katkı sağlamayı düşünmektedir.
 
 
 
            Bu sene uygulamaya konan Akademi ligleri, profesyonel liglerin altyapısı olarak düşünülüyorsa o zaman sınırlı sayıda genç sporcu arasından profesyonel takımların oyuncu ihtiyacı sağlanmış olacak ki bu sayı yeteneklerin ortaya çıkması için yeterli değildir.
 
 
 
            Dünya ortalamalarında Amatör takım sayısı oranı en az 1/200 ler civarında iken Ülkemizde sayı 40 amatör takıma bir profesyonel takım düşmektedir.
 
 
Standardın yakalanmasıyla sayısı 225 bin olan amatör sporcu sayısını 1.500.000  (bir milyon beşyüz bin) lere çıkaracak gençlerimiz hem spor yapacak hem de yeteneklerini sergileme şansı bulacaklardır.
 
 
Futbol oynayan genç sayısı arttıkça yıldız oyuncu sayısı o orantıda artacaktır.
 
 
İş TFF düşmektedir. Amatör futbol köstek yerine tamamen ciddi anlamda desteklenerek tesis, malzeme ve Antrenörlerin eğitimleri ve gelişimleri için amatör kulüplere ücretsiz bir planlama zorunlu hale gelmiştir.
 
 
 
            Sokaktaki gençlerimizin kötü alışkanlıkların ve kötü emelline alet etmek isteyen kişilerin ellerine atmamak için bu tür bir çalışmanın mutlaka planlanması milli bir sorumluluk olmuştur.
 
 
 
            TFF yıllık bütçesinden çok küçük oranlarla bile Türk futboluna çok sayıda yetenek kazandırmasına yetecektir.
 
 
 
            Zaman hızla geçmektedir. İsviçre son üç yıldır kendi ülke modelini oluşturmuş ve hızla ürünlerini almaya başlamıştır.
 
 
Daha önce paramız yok diyerek mazeret üretilirdi.
 
 
Şimdi para var imkan var. Ama icraat…
           
 
Sabırla Amatör takımlarımız, gençlerimiz futbol adına TFF’undan kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor.
 
         AMATÖR LİGLERDE ÖĞRENCİ SPORCU OLMAK
---------------------------------
AKADEMİ LİGLERİ
Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) bu sene uygulamaya koyduğu 1997 doğumluların U-13, 1996 doğumluların  U 14, 1995 doğumluların   U-15, ve 1994 doğumlu sporcuların oynadığı U-16 yaş deplasmanlı Akademi lig programları Türk futbolu için büyük yenilik.
 
 
Özel şartları uyan, öncelikle profesyonel lig takımlarının katılımının sağlandığı U 14 ve U 15 ligine Bursa’dan Bursaspor ve Oyak Renault takımlarımız  katılırken, U 16 ligine Bursa’dan sadece Bursaspor katılıyor.
 
 
Müsabakalar hafta sonları deplasmanlı olarak yapılıyor.
 
 
U-14 ve U-15 takımlarının maçları aynı gün aynı yerde  arka arkaya oynanmaktadır.
 
 
Bu müsabakaları Bursaspor Vakıfköy Tesisleri’nde oynarken, Oyak Renault Veledrom İç Sahası’nda oynamaktadır.
 
 
İzleyenlerin büyük keyif aldığı müsabakaların iyi tanıtılmaması nedeniyle fazla seyirci karşısında oynanmıyor.
 
 
Geleceğin yıldızlarının sahne aldığı bu ligler izleyenler için ayrı bir zevk ve heyecan veriyor.
 
 
Vakıf sahasında tribün olmaması seyirci için sıkıntı oluştursa da, yıldız adaylarını izlemenin verdiği keyif her türlü olumsuzluğu ikinci plana itiyor.
 
 
Bursaspor tribün sorununa acilen çözüm üretmeli.
 
 
 
 U -14 ve U-15  liginde Marmara grubu 10 takımlı ligin ikinci yarı müsabakalarında ilk maçlar oynandı.
 
 
Bursaspor fırtınası devam ediyor.
 
 
Bursaspor ve Oyak Renault aynı grupta mücadele ediyor.
 
 
İnegölspor’un bu liglerde takımı maalesef yok.
 
 
Rakipleri, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Sakaryaspor, Çanakkale Dardanel, Kartalspor, Pendikspor ve İst.Büyükşehir Belediyespor.
 
 
 
Bursaspor  U-18 ve  U-16 Liginde grubunda lider, U-15 ve U-14 liginde Beşiktaş’ın ardından her iki yaş grubunda ikinci sırada.
 
 
 
Bursaspor alt yapı çalışmaları ile ülkemizin model takımı.
 
 
Amatör şube sorumlusu yönetici Necmettin Kocaman’ın başkanlığında son günlerde amatör takımları ziyaret ederek kapılarını açması kent potansiyeli ile bütünleşmeyi gerçekleştirme programı ilgi topluyor.
 
 
 
Altyapı sorumlusu Faruk Korkmaz önderliğinde yetenekli oyuncuların seçimi ve bu yeteneklerin gelişimi bakımından yapılan planlama ve çabalarla  Bursaspor’un  geleceğini garanti altına alma çalışmaları son sürat devam etmekte.
 
 
 
Yıllardan beri Bursa amatör takımları ve çevre illeri tarayarak Bursaspor’a yıldız adayı oyuncuları kazandıran yetenek avcısı Yılmaz Burul hoca U-14, Musa Öztürk U-15, Ayvaz Öztürk U-16, Ahmet Bağcıoğlu U-13, Tahsin Tam A-2, Ali Aköz 18 yaş takımlarının sorumlu antrenörleri olarak görev yapmaktalar.
 
 
Yeni Sercan ve Volkan’ların  Türk futboluna kazandırılması, vitrine çıkarılması Bursaspor’un sınıf atlaması demektir.
 
 
İskelet kadronun altyapı kaynaklı olması, hedeflerin büyümesi, istikrarın sağlanması ve başarının sürekliliğini yakalamak bakımından çok önemlidir.
 
 
Altyapılardan yıldız oyuncu üretmeyi süreklilik haline getirmek, Türk futbolu adına bir görev ve sorumluluktur.
 
 
 
Bursaspor tesislerini modernleştirerek ve çalışma sistemlerini geliştirerek, ulaşılmayan yetenek kalmayacak  şekilde önce bütün Bursa’yı sonra ülkemizi ısrarla taramalı, herkesin kıskandığı örnek, bilimsel çalışmaları ciddiye alan ve kendi markasını oluşturup satan  bir kulüp olmalıdır.
 
 
 
  

--------------------------------------------------------------------------- 

 AMATÖR FUTBOLDA  “BURSA MODELİ” OLMALI
Amatör futbol sevdadır, heyecandır, hırstır, fedakarlıktır, karşılıksız sevgidir.
 
 
200’e yakın amatör kulübümüzün bulunduğu Bursa’mızda değişik yaşlarda yaklaşık 10 bin sporcu ter döküyor. Sıcak soğuk demeden hünerlerini gösteriyor.
 
 
            Ülkemizde yaptığı  yeniklerle haklı saygınlığı bulunan Bursa’nın  futbol yönetimleri, son yıllardaki istekleri karşılayamama, hizmetlerin yeterli seviyede olmaması nedeniyle şikayetlerin merkezi olmuştu.
 
 
 
            Bu sene yapılan ASKF başkanlık seçimleri sonunda; yıllarını futbol yöneticiliğinde geçirmiş, Bursa amatör futboluna büyük hizmetleri olan Cemal Vardar, seçim sonucu ASKF’nin başkanı oldu.
 
 
Göreve geldikten sonra yaptığı ziyaretler, kulüp toplantıları, sorunlar altında inleyen amatör futbol potansiyelini arkasına alarak bu gücün lokomotifi olma adına taşın altına elini cesaretle koyması takdire şayandır.
 
 
ASKF bünyesinde futbol il temsilciliği görevine seçilen  Cem Gençoğlu, ekibi ile birlikte   Bursa futboluna kaldığı yerden ivme kazandırmaya devam etmektedir.
 
 
 
ASKF, futbolun en üst seviyesini çatıyı temsil ediyor.
 
 
ASKF Amatör kulüplerin evi, dertlerinin dinlendiği güçlü bir federasyon.
 
 
Kulüplerimiz olmazsa, ne antrenör ne hakem nede sporcu olur. Kulüplere yapılacak destek futbolun geleceği ile direk etkili. O zaman bu yapı güçlenmeli.
 
 
 
Amatör spor kulüplerinin güçlenmesi için neler yapılabilir. İşte önerilerim.
           
 
 
Amatör spor kulüplerinin sporcuları için çabuk kuvvet, teknik ve kondisyon testleri ve çeşitli kaynak ve materyaller  için bir merkezin oluşturulması.
 
 
 
            Konfederasyon bünyesinde kulüp yöneticiliği, liderlik ile ilgili seminer kurs gibi kurum ve kişisel gelişim etkinliklerinin düzenlenmesi.
 
 
            Her sene sonu ya da başında yıl sonu değerlendirme ve yeni döneme hazırlık çalıştaylarının  yapılması.
 
 
            Kulüplerimizin yıllık malzeme ihtiyaçlarının  sponsorluk yasası kapsamına uygun  sponsorlar  bulunarak karşılanması veya desteklenmesi.
 
 
            ASKF olarak her sezon başı ve sonu liglerin özelliğine göre almanak hazırlanarak sezon özellerinin kayıt altına alınması.
 
 
            Bursa amatör futbolunun tarihçesi ile ilgili bir müze oluşturulması.
 
 
            ASKF çatısı altında önce bir yıllık daha sonra üç ve beş yıllık stratejik planlama yapılarak futbolda il hedefleri belirlenmeli. (hedef olarak liglerde milli oyuncu sayısının ve profesyonel takım sayısının artması v.b gibi)
 
 
Saha başına düşen takım sayısının azaltılması. (Bursa’da örnek 20 saha varsa 200/20=10 takıma bir saha gibi)
           
 
Kulüp başına düşen sporcu sayısının her geçen yıl arttırılması.
 
 
            İlköğretim ve ortaöğretim kurumları ile kulüp işbirliğinin resmi protokollerle kardeş kulüp veya okul ilişkisinin yaygınlaştırılması.
 
 
            Bu sene uygulamaya konulan, özel şartları olan Akademi ligine katılan takım sayısının Bursa’da çoğaltılması.
 
 
            Bursa’da üstü kapanabilir bir suni çim saha yapılarak kış aylarında maç saatlerinin gece-gündüz  oynatabilir hale getirilmesi.
 
 
            Bursa’da yaşayan 6-18 yaş arası yaklaşık 300 bin genci kucaklayacak organizasyonlarla TFF ile birlikte işbirliği yapıp gençleri futbola teşvik edecek çalışmaların yapılması.
 
 
En çok sporcuya hizmet veren kulüplerimiz ödüllendirilmeli.
 
 
 
             Bu sene duyurulan Amatör futbol müsabaka takviminin her yıl eksiklikler giderilerek  yayınlanması belirsizliği ortadan kaldırması bakımından çok önemli bir karardır. İyi bir başlangıç olmuştur.
 
 
 
            Bursa’da futbol, bilimin merkezi Uludağ Üniversitesi ile bütünleştirilmeli. Bursa modeli oluşturmada teknik yardım alınmalı.
 
 
            Ülke futbolunda söz sahibi olmak  lobi oluşturmak için  çalışmaları yapılmalı.
 
 
Yetenekli ve becerili insanlarımız merkezi yönetimlerde görev alması  teşvik edilmeli desteklenmeli.
 
 
İlçe ve merkez ilçe takımlarıyla belirlenen bir takvimle ayrı ayrı bilgi paylaşım toplantıları yapılmalı.
 
 
Bu toplantılarda kulüp yöneticileri, sporcular, hakemler ve antrenörler kendi özel ve genel anlamdaki sorunlarını ortaya konularak Bursa futbolunun aciliyet sırasına göre sorunları belirlenmeli.
 
 
Bu sorunların çözüm önerileri aranmalıdır.
 
 
Bu önerileri çoğaltmak mümkün. Çözüm için ASKF’de takım çalışmasına ne dersiniz…
 
 

Ufuk YAVUZ

AMATÖRE HİZMET İÇİN VARIZ...  -  ( 26.06.2010 14:26:47 )

Sevgili amatör sevdalıları, yaklaşık 12 yıldır matbaa sektöründeki hizmetlerimin yanında halı saha dostluk futbol turnuvalarının organizasyonlarına imza atmış bulunmaktayım.
 
Genç yaşıma rağmen başarılı olduğumu da söyleyebilirim. Bu başarının altında yatan en önemli unsur ise idealist bir yapımın olması yatıyor.
 
Sporda ise hırs, kazanma azmi ve hedefi 12’den vurmak içinde çok çalışmak gerekli. Bu bağlamda iş hayatı olsun, sporculuk hayatı olsun mutlaka insan kendisine bir hedef koymalı ve başarmak içinde durup dinlenmeden çalışmalı.
 
Şimdilerde ise amatör futbola hizmet anlamında gazeteci ve bursaamator.com’un sahibi sevgili dostum Ferhat ŞENOL ile omuz omuza verip, kısa bir süre önce Süper Amatör Lig dergisini çıkardık.
 
Önümüzdeki ay ise takımlarımızın alt yapılarını tanıtan yeni bir derginin çalışmalarını hummalı bir şekilde sürdürüyoruz. Bu dergimizde de hedefimiz kulüplerimizin alt yapılarında futbol oynayan genç sporcu kardeşlerimizi ön plana çıkarmak.
 
Başarılı çalışma hayatımdaki en önemli işlerin birine daha imza atmanın heyecanı içinde bulunduğumu da buradan söylemek isterim. Son yıllarda amatör küme takımlarımızın, medyanın ilgisizliğinden yakındığını biliyorum.
 
Bursa’daki bu eksikliği ise bursaamator.com’un doldurduğuna inanıyorum. İnternet ortamında dahi olsa amatörlerin kendilerinden bir şeyler bulması çok güzel bir şey. Bizlerin bu çalışma ve gayretlerini başta kulüp başkanlarımız olmak üzere, tüm spor dostlarının destek vermelerini bekliyoruz.
 
Gökçe Ajans imzalı kurumsal kimlik altında çıkaracağımız dergimizde kulüplerimiz, alt yapılarını tanıtım imkanın yanında, kurum ve kuruluşlar da hizmet bedeli dahilinde reklamlarını yapma imkanı bulacaklar.
 
Çalışmalarımızın ve hizmetlerimizin daim ve devamlı olması için bize destek anlamında hassasiyet göstereceğine inanıyorum.
 
Telif hakkı Bursaamator.com'a aittir. 2009-2010. Tüm hakları gizlidir. Şartlar ve Koşullar - Gizlilik Sözleşmesi - İletişim