Amatör futbol bir sevdadır, gönül işidir.
Uykularımızı kaçıran bir heyecandır, tutkudur, hedeftir.
Rekabet ile hedefi yakalama mücadelesinin müthiş dayanışmasıdır. Futbol deyince herkes bilge kesilir.
Futbol bazen hüzündür, gözyaşıdır. Binlerce gencimizin olmazsa olmaz eğlencesidir.
Yetenekli yada yeteneksiz tüm gençlerin ilgi odağıdır.
İlginç bir uğraştır amatör futbol.
İzleyenlere ücretsiz bir gösteridir.
Fakirin eğlencesi, zenginin fedakarlık arenası, kısaca binlerce insanımızın toz pembe dünyasıdır.
Amatör futbolda kulüp yöneticisi para verir, zamanını verir, çoluk çocuğunun rızkından alıp verir, sonunda kulüp üyesine genel kurulda gidip hesap verir.
Hep verir.
Seyirci başarı ister, futbolcu forma, ayakkabı, don çorap ister, antrenör saha ister.
Yönetici ise istekleri yerine getirmek için sağa sola el açar, modern dilencilik yapar, didinir durur ızdırap çeker.
Yönetici babadır, çözüm odaklıdır, her sorunu çözmekle sorumludur.
Amatör futbolun günah keçisi hakemlerdir.
Sahada verdikleri, öttürdükleri her düdük tartışılır.
Bazen yenen ve yenilen takıma da yaranamaz hep eleştirilir.
Kendinden başka saha içinde dostu yoktur.
Kendini sahanın kralı sanıp “Ben istediğim kararı veririm” havasıyla burnu kaf dağında sananları da az değildir.
Babacan, sempatik, çocuklara gençlere rehberlik ederek onlara futbolu sevdirerek kucaklayan, adaletli olmayı ilke edinen çok sayıdaki hakem sayesinde futbol zevkle izlenen bir oyundur.
Hakaret edilmeden maç yönetmek onların özlemidir, hakkıdır.
Amatör futbolda antrenörün değeri tartışılmaz.
Antrenörler takımlarının başında zaman zaman yönetici, sağlıkçı, malzemeci olarak sorumluluk alırlar.
Kulübün liderleri yol göstericileri eğitmenleridir.
Çarpık kulüpleşme anlayışı nedeniyle antrenörlük dışında hemen hemen her şeyi yaparlar.
Genel koordinatör gibidirler. Bu işlerinin yanında antrenörlük de yapmaya çalışırlar.
Sosyal ve sağlık güvenceleri yoktur. İş güvenceleri yöneticinin iki dudağının arasındadır.
Başarıda sporcu ve yönetici öne çıkar. Başarısızlıkta ilk hedeftir. Sporcuların babası, abisidir.
Ülkemizde amatör spor, tabandaki halk arasında her zaman günceldir. Mahalle halkının gündeminin önemli bir parçasıdır.
Özellikle Belediyeler saha, tesis, lokal binası gibi katkılarıyla amatörlerimize destek olmakta ancak bu hizmetlerden eşit faydalanma maalesef olmaz.
Siyasilere veya Belediyelerle ilişkileri iyi olan amatör kulüpler bu hizmetleri kendi tarafına çevirerek rekabette eşitlik terazisinin dengesini bozmaktadırlar.
Günümüzde sahası ve tesisi olmayan bir çok kulüp, var olma mücadelesi vermektedir.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun amatör kulüplerle ilişkisi lisans işlemleri iledir.
İşi gücü lisans çıkartma bedeli, sporcu aktarma bedeli almaktır.
Milyon dolarlarla ifade edilen bütçesinden amatörler hiç faydalanamamaktadır.
Profesyonel futbola verilen desteğin binde biri amatöre yapılsa ülkemizin futbol kalitesinin, çağ atlayacağını anlamak istemezler.
Profesyonellere para aktarılırken amatörler üvey evlattır.
Amatör futbolun TFF de temsilcisi bir elin parmakları kadardır.
Amatör sporcunun ise TFF’de temsilcisi bile yoktur.
Amatör futbol bir felsefedir.
Para pul ile ölçülemez değerlendirilemez.
Çamur, soğuk, sıcak amatör futbolu farklı kılan özelliklerdir.
Almanak hazırlayarak Süper Amatörün 2009-2010 sezonunu ölümsüzleştiren Ferhat kardeşimi kutluyorum.
Bu çalışma amatör futbol için iyi örnek adına başlangıç olur.
Amatör futbol ile uğraşmak özeldir.
Ne mutlu amatör futbola katkı koyanlara.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bursa amatör futbolda maraton tüm hızıyla sürüyor.
Kategorilerden biri bitip diğeri başlıyor. Bu günlerde Süper amatörlerden sonra 1.Amatör liglerde de sona yaklaşılıyor.
2.Amatör lig devam ediyor. Şampiyon olan takımlar sevinirken küme düşenler üzülüyor.
Sorunlar var mı?
Memnun olan var mı? diye sormak lazım.
Özellikle öğrenci sporcular için problem çok. Diz boyu.
Her kulüp kendi sıkıntılarının dışında liglerin zamanlamasındaki hatalar nedeniyle velilerle arası bozuk.
Veli oğlunun hem okumasını hem spor yapmasını istiyor. Önce okul diyor.
Ama İlköğretim ve Orta öğretim çağındaki gençler hafta arası oynatılan amatör maçlarını oynamaktan okulları ile devamsızlık sorunu yaşıyor.
Derslere giremiyor. Her ne kadar Valilik izni olmasına rağmen özellikle liselerdeki yöneticiler sporculara izin vermiyor yada zorluk çıkarıyor.
Okullarımız “hafta arası maç oynanmamalı, bu öğrencilerin derslerden kalmasına sebep oluyor hatta maçların hafta arası hep aynı günler olması öğrenciye zarar veriyor” görüşünü velilerde destekliyor.
İlköğretim ve orta öğretimde okuyan öğrencilerimizin oynadığı hafta arası maçlar nedeniyle devamsızlık limitleri neredeyse dolmak üzere. Sporcu öğrenciler okullarıyla ciddi problem yaşıyor.
Ayrıca okullar arası maçlar da da öğrencilerin ders devamsızlığını hesaba katarsanız futbol oynamak öğrenciye ciddi zarar veriyor.
Futbolu yönetenlere sorun iletildiğinde “hakem sayısı ve sahalar yetersiz” bahaneleri öne çıkmakta.
2,5 milyon nüfusa sahip Bursa’da yeterli sayıda hakem neden olmaz cevabını yıllardır merak ederim.
Öğrenci sporcunun aklı SBS ve Üniversite sınavında, bedeni çok sevdiği futbolda.
Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık misali.
Koskoca Bursa’da amatör futbol bu sorunlardan bir türlü kurtulamıyor.
Yıllar önce rahmetli Sinan Gençoğlu ağabeyimiz (Allah rahmet etsin) futbol planlamasını yaparken “önce gencimize en iyi ortamı nasıl sunarız, spor yaparken huzurlu ve mutlu olmasını nasıl sağlarız” düşüncesinin öncelikli olduğunu kendisini her ziyaret ettiğimde dillendirir o günün ağır yokluk ortamında en iyi takvimi uygulamadaki hassasiyetini hayranlıkla izlerdim.
Spor camiasından gelen bütün teklifleri değerlendirirdi.
Futbol oynayan gence artı değer katmak öncelikli hedefti.
Bugün benzer sorunlar, hizmet alan kulüpler, veliler ve gençler için halen devam ediyor.
A Gençler yıllar öncesi Ekim ayı içinde başlatılır takvim sıkıştırılmadan planlanırdı.
1.Küme ve 2.Küme Mayıs başında maçlarını tamamlar hazirana sarkmazdı. Son 5-6 yıldır düzen değişti. Maçların takvimi karıştı.
Öğrenciler perişan. Antrenörler ve kulüp yöneticileri okul idarecilerinin kapısında hazır olda.
Veliler şaşkın. Öğrenciler derslerini aksattıklarından dolayı karneleri başarısız. Futbol oynayan gençler bir nevi cezalandırılıyor.
Futbolu yöneten Futbol İl Temsilciliği ve kurulları bu dağınıklığı önümüzdeki sezon dikkate alarak sorunları en aza indirmek için tedbir almalı.
Bursa futbolunun paydaşları iyi organizasyonlar bekliyor.
Futbolu külfet haline değil herkesin kazandığı bir faaliyete dönüştürmeliyiz.
Amatör Futbol oynayan gençlerimiz bunu fazlasıyla hak ediyor.
YAYIN İHALESİ NELERİ DEĞİŞTİRECEK VE BEKLENTİLER
321 Milyon dolar çok kişinin gözlerini açtı.
Rekor bir rakamı vererek yayıncı kuruluşun tecrübesi doğrultusunda! yeniden yayın haklarını alması bir çok soruyu gündeme taşıdı. Beklentiler arttı.
Bu paranın dağıtılmasında izlenecek yol yordam ne kadar adil olacak bunu tabii ki zaman gösterecek.
Üç kategoride yarışan profesyonel lig takımlarının arasında pay edilmesi, basında heyecanla vurgulandı.
Kulüplerimizin ekonomik bakımından rahatlayacağı ifade edildi.
Yönetici bulamayan takımlarda yönetici olmak kavgası başlayacak sanırım.
Bu paranın Türk futboluna sağlayacağı fayda sadece ekonomik olarak olacaksa, bu birilerin zengin olmasını ortaya çıkaracaktır.
Türk futbolunun kalitesini arttırmak için kullanılacaksa o zaman eyvallah.
Türkiye Futbol Federasyonu yeniden yapılanmanın planlamasını yapmalı.
Uygulanan sistemin varsa eksik ve yetersiz olan yerlerinin iyileştirilmesi için çok ciddi bir çalışmanın başlatılması gerekir.
Bugün 2.ve 3.Ligler perişan halde.
Yöneticiler ve futbolcular ciddi sıkıntı içindeler.
Futbolcular hem sosyal haklarını hem de ekonomik haklarını alamamakta iş tesadüflerle yürümekte.
TFF yaptığı açıklamakta 3.Ligde mücadele eden 53 spor kulübünün amatörleşeceğini ifade etti.
Bu ise yaklaşık 2000 profesyonel sporcunun işsiz kalması demek.
Yayın hakkından gelecek paradan kimlerin pastası daha çok büyüyecek?
Ülkemizde bir de Amatör Futbol gerçeği var.
Son yıllarda TFF amatör futbolu tamamen kapatmak istemekte.
Amatör futbolu yönetenlere ve amatör futbolculara hiçbir değer vermemekte ve onların işlerini ısrarla zorlaştırmaktadır.
Yıllık Amatör takımlardan işlem ücreti adı altında alınan ülke genelinden toplam yaklaşık 25 milyon lira (eski para ile trilyon) bunun en güzel delili değilmidir?.
321 milyon dolardan amatör takımların hakkı yok mudur? 321 milyon dolardan ne kadar faydalanacaktır.
Amatör futbolu profesyonel takımların altyapısı olarak görmeyen TFF o zaman ülkemizdeki yaklaşık 25 milyon gencin spor yapmasına nasıl katkı sağlamayı düşünmektedir.
Bu sene uygulamaya konan Akademi ligleri, profesyonel liglerin altyapısı olarak düşünülüyorsa o zaman sınırlı sayıda genç sporcu arasından profesyonel takımların oyuncu ihtiyacı sağlanmış olacak ki bu sayı yeteneklerin ortaya çıkması için yeterli değildir.
Dünya ortalamalarında Amatör takım sayısı oranı en az 1/200 ler civarında iken Ülkemizde sayı 40 amatör takıma bir profesyonel takım düşmektedir.
Standardın yakalanmasıyla sayısı 225 bin olan amatör sporcu sayısını 1.500.000 (bir milyon beşyüz bin) lere çıkaracak gençlerimiz hem spor yapacak hem de yeteneklerini sergileme şansı bulacaklardır.
Futbol oynayan genç sayısı arttıkça yıldız oyuncu sayısı o orantıda artacaktır.
İş TFF düşmektedir. Amatör futbol köstek yerine tamamen ciddi anlamda desteklenerek tesis, malzeme ve Antrenörlerin eğitimleri ve gelişimleri için amatör kulüplere ücretsiz bir planlama zorunlu hale gelmiştir.
Sokaktaki gençlerimizin kötü alışkanlıkların ve kötü emelline alet etmek isteyen kişilerin ellerine atmamak için bu tür bir çalışmanın mutlaka planlanması milli bir sorumluluk olmuştur.
TFF yıllık bütçesinden çok küçük oranlarla bile Türk futboluna çok sayıda yetenek kazandırmasına yetecektir.
Zaman hızla geçmektedir. İsviçre son üç yıldır kendi ülke modelini oluşturmuş ve hızla ürünlerini almaya başlamıştır.
Daha önce paramız yok diyerek mazeret üretilirdi.
Şimdi para var imkan var. Ama icraat…
Sabırla Amatör takımlarımız, gençlerimiz futbol adına TFF’undan kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor.